25 Nisan 2011 Pazartesi

Bilgisayar Oyunlarının Çocuklardaki Yararları ve Zararları

   Bilgisayarda oyun oynayan çocuklar birçok zamanını evde geçirir ama bilgisayar oyununu biraz kesip dışarıya çıktıklarında diğer bilgisayar oynamayan çocuklardan da hızlı düşünüp bulma özellikleri vardır. Bilgisayardaki oyunları oynayan çocuklar hayatın sanallığını görerek gerçek hayattakileri bulma, öğrenme isteği gibi birçok şey öğrenirler.
   Bilgisayar oyunları çocuklar ve genç yetişkinlerin hayatındaki önemli bir yer tutar. Farkında olup olamasak da bilgisayar oyunlarının bize faydası ve yararı vardır ama faydaları olduğu gibi zararları da vardır.
   Bilgisayar oyunlarının hayatımızda çok büyük bir yeri olabilir. Bu oyunlarla zaman öldürebilir, eğlenebilir ve para bile kazanıp kaybedebilirsiniz. Kimimizin hayatında bilgisayar oyunları diye bir kavram yoktur ama büyük bir eksiklikte değildir bence.
Bilgisayarlar oyunlarının hayatta en büyük zararı dikkat dağınıklığıdır. Dikkat dağınıklığının nedeni kişinin oyunu bırakmaması, unutmaması ve oynadığı oyunu düşünüp durmasıdır. Ayrıca kişinin fizksel olarak sağlığının bozulmasına da sebep olur.
   Gözlerimiz bizim için çok önemlidir. Onlarla hayattan sonuç, ana fikir çıkarırız ve bu bilgisayar oyunları gözlerimizin yorulmasına ve göz bozukluğuna yol açıp beynimize çeşitli virüsler yollar.
   Virüsler beynimize girer ve dikkat dağınıklığına yol açar. Bilgisayar oyunları zekamızı ve yeteneklerimizi düşürür. ”Neden?” diyeceksiniz… Çünkü bilgisayar oyunları insana attığı virüslerle bağımlılık yapıp akıldan çıkmayıp hayattaki şeylere zor konsantre olmamıza ve çeşitli bilgileri öğrenmemizi engeller.
HAYATTA HER ŞEYİN AŞIRISI ZARARDIR.                                                                                                                                                (Oyun oynamanın da ders çalışmanın da…)

17 Nisan 2011 Pazar

Hayvan Sevgisi

      Hayatta sadece insanlar yaşamıyor. Başka canlılarda yaşıyor ve bazı insanlar onları sevmiyor. Onları cansız bir varlık olarak görüyorlar. Onların bizim gibi canları var. Bunu aynı sekilde benim gibi gören birçok kişi vardır ama %60'ı o canlıları öldürme derecesine kadar her şeyi yapıyorlar. Onlara işkence edip, dışlayıp kötü davranıyorlar.
   
     Vahşi hayvanlar vardır. Avcılar hiç düşünmeden o hayvanları öldürürler. Aslında o hayvanların insana isteğiyle zarar vermezler. O hayvanların iç güdüleri olmasa hiçbir şey yapamazlar. Kalkamazlar, oturamazlar, koşamazlar ve yüzemezler yani ne yaptıklarını, ne anladıklarını ya da bildiklerini bile bilmezler desem daha doğru olur.

     İnsanlar hayvanları sevmesi demek ona vurup işkence çektirmesi demek değildir." Onu besleyip bakması ve gerçekten, vicdanıyla sevendir. Kedi, köpek, tavşan gibi hayvanları seversiniz ama bir kaplanı, timsahı, yılanı sevmeyi düşünmeyin bile. O canlıları uzaktan sevseniz sağlığınız açısından daha iyi ve doğru olur.
   
     Hayvanların çok yararları vardır. Mesela inek bize süt, tavuk bize yumurta verir. O süt ve yumurta ile o kadar çok harika ve güzel yemekler yapılır ki... Hayvanlara kötü davranmamızın nedeni onlardan tiksinmemiz, korkmamızdır ama yararlarını, bize ne gibi şeylerde işimize yarıyor diye düşünürsek onlara iyi davranmaya, anlamaya ve onun da bir canlı olduğunu anlayabiliriz ve zaten bunu bilen, bu şekilde düşünen bir çok kişi vardır.
  
 HAYVANLARI KORUYALIM VE ONLARA SAHİP ÇIKALIM!!!!!!!!!!!!!

16 Nisan 2011 Cumartesi

Oyun İnsanı Neden Eğlendirir?

   Oyun insana zevk veren bir uygulamadır. Oyun oynayan insanların %90’ı güler yüzlüdür. Oyun oynamak insana aynı zamanda mutluluk verir. Mutlu olan insan her zaman güler yüzlüdür.
   Oyundan zevk alan insanlar hayatta her zaman başarırlardır. İnsanlar arası iletişim artar ve herkes birbirine karşı sıcak davranır ama bazı oyunların içeriği argo kelimeler bulundurur. İnsanlar bundan çok etkilenir.
   Bazı oyunlar insanlarda öyle bir bağımlılık yapar ki, bunu anlayamazsınız. Bağımlılık yapan oyunlar insanda şiddete yol açabilir. Oyunu örnek alıp bunu gerçek hayatta da yapabiliriz. Bunun için dikkatli olmalıyız ve oyunu zamanında oynayıp zamanının bitirmeyi bilmeliyiz.
   Hayatta hep bir şeyle meşgul olup, hiç oyun gibi etkinliklerle uğraşmazsak hayatın anlamını anlamayız ve ömür boyu mutsuz oluruz Hayata gelmenin anlamı bu yaşantımızı nasıl kullanacağımızın amacıdır. Zevkli bir şekilde kullanırsak bu hayattan mutlu ayrılırız. Eğer bunun tam tersini yaparsak bu dünyaya nasıl gelip gittiğimizi bile anlamayız. 
                                                                                             

Ders Çalışmak Bize Ne Kazandır?


   Ders çalışmak bize bilgi verir ve biz o bilgileri kafamızda depolarız ve bu sayede başarırız. Başarının en önemli kaynağı bilgidir. Bu bilgiler olmasa hiçbir şey yapamayız. Ne yapıp yapamadığımızı bile anlamayız. Bilgi edinmenin çeşitli yolları da vardır ve bu yolların en iyisi ise kitaplardır.
   Kitaplar hayatta paylaşmayı, dinlemeyi, dinletmeyi, konuşmayı ve yargılamayı öğretir ama yazarlar bazen kitaplara küfürler ve uygunsuz şeyler yazabiliyorlar. Biz bundan etkileniyor ve kitapları sevmemeye başlıyoruz, dilimiz bozuluyor ama öyle bir kitaplar vardır ki insana sevgiyle, huzurla ve mutluluklarla yaklaşır. İşte hayat serüvenini anlatan, asıl kitaplar onlardır.
   Bazı kitaplar hayatın olumsuz yönlerini, bazı kitaplar ise hayatın olumlu yönlerini bize sunar. Olumsuz kitaplar insana üzüntü ve şiddet getirir. Olumlu kitaplar ise hayattan nasıl bir ders alacağımızı ve hayatta nelerle karşılaşacağımızı bize gösterir. Bizi uyarırlar.

Çiçeklerin güzelliği

      Çok güzeldirler bu çiçekler… Hayata ve yaşama güzel kokular verirler. Doğada o kadar çok çiçek türü var ki bazı çiçekleri gördüğümüzde insana neşe ve mutluluk saçıyorlar. Çiçekler çevreye renk veren ve doğayı güzelleştiren olağanüstü şeylerdir.
Ben yapay değil, doğada yetişmiş gerçek çiçekleri severim. Onların kokusu var ama yapay çiçeklerin hiç kokusu olmaz. Doğaya bir yararları olduğu söylenemez. En sevdiğim çiçek kırmızı gülledir. Diğer gülleri de çok severim ama kırmızı gülün yeri başkadır benim için. Kırmızı gül yaşamı temsil eder. Aşkı ve mutluluğu temsil eder. Kırmızı renk öfkeyi çağrıştırır ama kırmızı gül gerçekten çok farklıdır.

      Ben büyüdüğümde evimi çiçeklerle süslemek istiyorum. Onları çok iyi yetiştiririm. Büyüdüklerinde
 evim rengârenk olur ve misler gibi kokar.En çok önem verdiklerim arasında olan en önem verdiğim şey çiçektir. Onları çok severim ve korurum. Bazı insanlar çiçeklere zarar verirler bence bu çok kötü bir şeydir. ‘’Hayat için hem de gelecek dünya için…’’ çünkü bu şekilde çiçeklere her zaman zarar verilirse onların nesli tükenecek , doğamız rengarenk olamayacaktır ve çiçekleri hiç kimse bir yere koyup hatıra olarak saklayamayacak bile… Pikniğe gittiğimizde toprak kokusundan başka bir şey burnumuza gelmeyecektir.
     
        İnsanlara,  baktıklarında bizi hatırlasın diye bir çiçek bence çok güzel bir duygu. Bence sizde sevdiklerinize çiçekler verin ve onu saklamasını isteyin. O kişi verdiğiniz çiçeği saklıyorsa sizi seviyor demektir. Herkes çiçekleri sevsin ve korusun. İşte o zaman doğa çok güzel olur. Hadi hepimiz güzel bir dünya için çevreyi koruyalım. Başta ormanları koruyalım ve geleceğimizi riske atmayalım.

Biz Bu Dünyaya Ne İçin Geldik?

 
 Dünyada ne olup biter bilmiyoruz. Kötülükleri önemsememeyi ve size yapılan iyilikleri örnek alıpta uygulamayıp unutup geçiyoruz. Kötülük yaptıktan sonra başkalarından gelen öğütleri dinlemiyoruz. İyilik bulamadığımızda kötülük yapıyor, iyilik bulduğumuzda yine kötülük yapmamızın sebebi ne? Bu dünya iyiliklerle dolsaydı bu kadar pis, cahil, eziyetli bir ortamda yaşar mıydık? Zengini olsun fakiri olsun…  Bütün her yerde bu böyledir.   

 Ne kadar kötü bir yerde yaşıyoruz. Yalanlardan ve kötülükten sonra af istemeler ve en iç acıtıcısı iftiralardır. Yaptığımız yanlış işleri, başka masum insanlara atmakta nedir? Böyle insanlar öyle yaygındır ki neredeyse dünyanın artık %50’ sini kaplayabilecek duruma gelmiştirler. Bu kadar kişi böyleyse bu dünya da o kitledeki kişiler neden yaşıyor ki halen!

 Herkesin bir umudu vardır ama bu umutlarımızı kazanmak için böyle pis şeylerden kaçınıp zorsa zor işlerden gitmekte yarar vardır. Ne kadar zor olursa olsun umutlarımızı dile getirmek için en doğrusunu, hakikisini yapmamız gerekir. Böyle olursa hayatımız risklerden çıkar. Başımızı derde sokmak yerine güven içinde ve huzurlu oluruz. Bu aşamalardan geçip umudumuza ulaştıktan sonra o kadar mutlu bir insan olursunuz ki kimse o içinizdeki duyguyu sizin kadar hissedemez.

 Bu hayata bu hayatı yürütmeye, geliştirmeye ve tam tersi olmasın diye kafa yormaya geldik. Hayat bizim ve ne istersek onu yaparız değil, kurallara uymalı ve en doğrusunu yapmalıyız. Bazı yerlerde kurallar çok sert olabiliyor. Küçücük kötülüğümüz nelere mal olabiliyor? Hayvanları seven ve bir hayvanı severken onu canını acıttığını sanan diğer kişiler onu şikayet edip hapse attırabiliyorlar. Kurallar işte bahsettiğim gibi böle zalim olabiliyor ama kuralların ihlali çok kötü sebeplere yol açabiliyor.
  
     BU DÜNYAYA GELMENİN AMACI DÜNYANIN YÜRÜRLÜLÜĞÜNÜ SAĞLAMAKTIR!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!